“Pas” kararıyla denge sağlandı: 12 Mart 2026 itibarıyla toplanan Para Politikası Kurulu, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlikler ve yükselen petrol fiyatları nedeniyle faizi değiştirmedi. Bu hamle, piyasalara “enflasyonla mücadelede kararlılık” mesajı olarak yansıdı.
Ocak ayındaki 100 baz puanlık indirimin ardından TCMB, jeopolitik risklerin arttığı süreçte temkinli bir duruş sergiledi. Karar metninde, sıkı para politikası duruşunun korunacağı vurgulanırken; enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki baskısı ana gerekçe olarak gösterildi. Ekonomistler, bu kararın borsa ve döviz kurlarındaki oynaklığı azaltacağını, bankanın bir süre daha “bekle-gör” stratejisi izleyeceğini öngörüyor.
Para Politikası Kurulu’nun aldığı karara göre faiz koridoru şu şekilde şekillendi:
Politika Faizi (Bir Hafta Vadeli Repo): %37 (Sabit bırakıldı).
Gecelik Borç Verme Faizi: %40 (Sabit bırakıldı).
Gecelik Borçlanma Faizi: %35,5 (Sabit bırakıldı).

PPK karar metni, sadece bir faiz kararı değil, aynı zamanda küresel risklere karşı bir “savunma kalkanı” niteliği taşıyor. Metinde öne çıkan başlıklar şunlar:
Jeopolitik Risk Vurgusu: ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin enerji fiyatlarını tetiklediği ve küresel risk iştahını bozduğu açıkça ifade edildi.
Enflasyon Eğilimi: Şubat ayında enflasyonun ana eğiliminin “yataya yakın” seyrettiği, ancak maliyet kanallı risklerin (enerji vb.) yakından izlendiği belirtildi.
Sıkı Duruş Sözü: Dezenflasyon süreci güçlenene kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı, belirgin bir bozulma halinde ise faiz artışı dahil ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği hatırlatıldı.

Başkan Fatih Karahan yönetimindeki Kurul, politika adımlarının “ara hedeflerle uyumlu” olacağının altını çizdi. Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında öngörülemeyen bir dalgalanma olması durumunda, makroihtiyati tedbirlerin (ek kısıtlamalar veya düzenlemeler) anında devreye alınacağı mesajı verildi.
Editör: Dilara Keskin