Misilleme mi, tesadüf mü? Icardi’nin kariyerindeki en büyük krizin diğer ismi olan Maxi Lopez ile yan yana gelen Wanda Nara, takipçilerine “Bu kadarı da tesadüf olamaz” dedirtti. Icardi’nin İstanbul’da China Suarez ile yeni bir aşka yelken açmasının ardından gelen bu hamle, tam bir “psikolojik savaş” olarak yorumlandı.
10 Mart 2026 itibarıyla magazin gündemine bomba gibi düşen kare, Icardi ve Maxi Lopez arasındaki o meşhur “el sıkışmama” günlerini hatırlattı. Icardi, İstanbul Boğazı’nda yeni sevgilisiyle mutluluk pozları verirken; Wanda Nara’nın, Icardi’nin ezeli rakibi haline gelen Lopez ile dostluk mesajı vermesi “karşı atak” olarak nitelendirildi. İkili arasındaki velayet ve mal paylaşımı davaları sürerken, Nara’nın bu karesi sosyal medyada “satranç tahtasındaki son hamle” şeklinde yorumlandı.
Wanda Nara, Instagram hesabından Juventus’un tecrübeli teknik direktörü Luciano Spalletti ile samimi bir fotoğrafını paylaştı. Altına düştüğü “Sizi yeniden görmek güzel, mister” notu, sıradan bir selamlaşmadan çok daha fazlasını ifade ediyor. Futbol kamuoyu bu pozu tek bir şekilde okudu: Icardi’ye açık bir gönderme.
Bu fotoğrafın fitilini ateşlediği tartışmanın kökleri 2019 yılına, İtalya’nın Inter kulübüne dayanıyor. O dönem Inter’in başında olan Spalletti ile takımın kaptanı olan Icardi arasında ipler kopma noktasına gelmişti.
Krizin perde arkasında ise yine Wanda Nara vardı:

Icardi’nin Inter’den kopmasına ve kariyerinin rotasını Paris Saint-Germain’e kırmasına neden olan olayların mimarı Spalletti ile Wanda Nara’nın bugün “dostane” bir poz vermesi, sosyal medyada büyük tepki topladı. Galatasaraylı taraftarlar başta olmak üzere birçok futbolsever, bu hamleyi Icardi’nin psikolojik dengesini bozmaya yönelik stratejik bir hamle olarak yorumladı.
Paylaşım sonrası yorum yağmuru başladı. Bir kesim bunu “Wanda’nın bitmek bilmeyen kaos yaratma çabası” olarak nitelerken, diğer kesim ise bunun sadece profesyonel bir karşılaşma olduğunu savunuyor. Ancak Icardi ve Spalletti arasındaki o karanlık geçmiş düşünüldüğünde, bu karenin tesadüf olduğuna inanmak oldukça güç görünüyor.
Editör: Dilara Keskin